HomeBlogDuygudurum Psikolojik SağlamlıkÇocukluk Çağı Depresyonu

Çocukluk Çağı Depresyonu

 

1970’lere kadar çocukluk çağı depresyonu klinik bir rahatsızlık olarak görülmüyordu. Anneden ayrılan çocukların  mutsuzluk, içe kapanıklık belirtileri göstermesiyle ilgili çalışmalarda bulunan John Bowlby, çocukluk çağı depresyonunun varlığının düşünülmeye başlanmasını sağlayan önemli bir isimdir.

Çocukluk Çağında Depresyon

Çocuklarda görülen depresyonun belirti kümesi oldukça dağınıktır ve bu durum tanı koymayı zorlaştırır. Tanı koymayı zorlaştıran bir diğer neden de çocuklarda görülen belirtilerin, erişkin döneminde görülen belirtilerden farklı olmasıdır. Yetişkin depresyonunun tipik özellikleri üzüntü ve neşesizliktir. Çocukluk çağında görülen depresyonun tipik özellikleri ise; öfke, sinirlilik, davranış sorunları, ümitsizlik ve içe kapanmadır. Ayrıca depresif belirtiler hiperaktivite, suçluluk, öz güven azlığı, davranım bozukluğu, okul başarısızlığı ya da okula uyum sorunları şeklinde yansıyabilir. Bu nedenlerden dolayı çocukluk çağı depresyonunun fark edilmemesi ve gözden kaçması mümkündür.

Küçük çocukların sözlü iletişimi yeterince gelişmemiş ve kelime hazineleri yetersiz olmasından dolayı; mutsuz olduklarını, hiç bir şeyden zevk alamadıklarını, kendilerini değersiz hissettiklerini açıkça ifade etmez/edemezler. Dolayısıyla duygularını oyunla ve çizdikleri resimlerle açığa vururlar.

Çocukluk çağı depresyonu genellikle ailesel sebeplerden dolayı oluşur. Çocukluğun kendini mutsuz eden nedenlerden uzaklaşma şansı da olmadığı için “öğrenilmiş çaresizlik” yaşar ve yaşadığı duruma ”uyum” sağlamaya çalışır. Fakat bu uyumun çocukta yaşam boyu izler bırakması olasıdır.

Çocukların yaraları çabuk kabuk bağlar ama iz bırakır. – José Mauro de Vasconcelos

Özellikle annenin depresyonda olması, çocuğun depresyon geliştirmesinde önemli bir sebeptir. Depresyondaki anne çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılasa bile ona gereken duygusal yakınlığı sağlayamaz. Duygusal olarak ihmal edilen çocuk kendini değersiz, yetersiz hisseder.

Çocuklarda depresyon

Çocuklarda Depresyon Belirtileri

Depresif (Çökkün) Duygu Durumu

Yetişkin depresyonunda olduğu gibi depresif çocuk kendini üzgün, neşesiz, mutsuz, çaresiz ve boşluktaymış gibi hisseder. Ancak bu duyguları açık bir şekilde ifade edebilmek onun için çok zordur. Bu nedenle çocuğun dışarıdan gözlenmesi çok önemlidir. Çocuğu gözlemlediğinizde farklı bir duygu durumunda olduğunu kolayca anlayabilirsiniz. Çocuk eskisi gibi neşeli değildir, hatta gülmüyordur. Duygu durumunu yüz ifadesine bakarak dahi anlayabilirsiniz.

İlgi ve zevk almada azalma

Eskiden çok severek yapılan şeyler dahi çocuğun ilgisini çekmez. Çok zevk aldığı şeyler artık çocuk için önemsizdir.

Sinirlilik

Önceden sakin ve uyumlu olan bir çocuk sinirli, çabuk kızan, bağıran ve ani tepki gösteren bir çocuk olmuştur. Engellenmeye karşı aşırı hassastır. İsteklerinin hemen yerine getirilmesini ister aksi bir durumda öfke patlamaları yaşayabilir.

Uyku sorunları

Uyku sorunları çok uyuma ya da uykusuzluk şeklinde kendini gösterebilir.

Davranış düşünce ve hareketlerde yavaşlama

Çocuğun hareket, düşünce ve konuşmasında yavaşlama ve durgunluk göze çarpar. Konuşma alçak sesle ve yavaştır. Konu zenginliği de azalmıştır. Kararsızlık görülür. Çok küçük işlere başlamada dahi zorluk yaşanır ve başlanan iş sonlandırılamaz.

Yorgunluk ve enerji azlığı

Halsizlik ve yorgunluk oyun aktivitelerini kısıtlar ve arkadaşları ile olan ilişkilerini bozar.

Düşünceleri yoğunlaştırmada güçlük, konsantrasyon zorluğu

Düşünceyi yoğunlaştıramama okulda dersin takip edilmesini ve konunun anlaşılmasını zorlaştırır. Bunun sonucunda ders başarısı düşer ve ders başarısındaki düşme çocuğun okula karşı isteksizliğini arttırır.

İştah sorunları

İştahta artma ya da azalma şeklinde gözlenebilir. İştahı azalan çocuklarda belirgin kilo kaybı görülür. Sürekli yemek yeme ve doymama sonucunda kilo alımı olabilir.

Değersizlik ve suçluluk duyguları

Çocuk her durumda hemen kendini suçlar. Tüm hata ve yanlışlardan kendini sorumlu tutar. Hatta başkalarının suçunu da o üstlenir. Örneğin; annesinin hastalığından ya da babasının işlerinin iyi gitmemesinden kendini sorumlu tutabilir.  Özgüveni azalmıştır. ‘‘Ben  yapamam.’’, Ben beceremem.’’ cümlelerini çok sık kurar.

Bedensel yakınmalar

Özellikle okul öncesi dönemde görülen bedensel yakınmalar depresyon belirtisi olabilir. Depresyona bağlı olarak baş ağrısı, karın ağrısı, eklem/kas ağrısı, bulantı ve kusma görülebilir.

Tedavi

Çocukluk çağı depresyonu, yetişkinlikte depresyon ve psikososyal uyumsuzluk riskini arttırır. Bu yüzden erken tanı ve tedavi çok önemlidir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), oyun tedavisi ve destekleyici tedaviler çocuklarda depresyon tedavisinde kullanılan yöntemlerdir.

Sosyal beceri eğitimi, hoş vakit geçirmeyi sağlayan aktivitelere katılım ve sorun çözüme becerisi eğitimi ile çocukların depresyon ile başa çıkması sağlanır.

Tedaviye ek olarak anne ve babanın yaklaşımı çok önemlidir. Depresif çocuklar zaman zaman sinirli, hırçın ve huzursuz olabilirler. Bu ruh hali anne baba tarafından sabırla karşılanmalıdır. Davranışları nedeniyle suçlanan ve cezalandırılan çocuklar, zaten yoğun olarak yaşadıkları suçluluk ve değersizlik duygularını daha yoğun yaşarlar ve daha fazla içine kapanırlar.

Aile müdahalesi özellikle yinelemenin önüne geçmek için tedavide önemlidir. Aile psiko-eğitsel müdahale ve etkileşimli müdahale ile tedaviye katılırlar. Psiko-eğitsel müdahale kapsamında depresyonun yapısı, semptomları, hastalığın süresi, etkili tedavi yöntemlerinin neler olduğu gibi konularda aile bilgilendirilir. Etkileşimli müdahale ile çocuğun edindiği becerileri ailesi ile beraber test etmesi sağlanır. Örneğin seansta ”sorun çözme becerisi” çalışan çocuk ailesi ile interaktif sorun çözme seanslarına katılır.

 

Uzman Klinik Psikolog Özge Sezen